Alevilerin tercihi ve Stockholm Sendromu

Alevilerin tercihi ve Stockholm Sendromu

Toplum ve idare arasındaki ilişkiyi inceleyen toplumsal bilim dalına politika sosyolojisi tecrübe ediyor. Türkiye’nin bugünlerdeki en mühim politika sosyolojisi suali ise Alevilerle ilgili…1925’te dergâhları kapatılan… Kuruluşundan başlayarak Diyanet İşleri müessesenine sokulmayarak inançları yok sayılan… 1930’larda hükümet aracılığıyla katledilen, sürülen…1970’lerde, MILLIYETÇI HAREKET PARTISI aracılığıyla Sünnileri kışkırtan derin hükümet (MİT, vs) aracılığıyla bir defa ek olarak kıyıma uğratılan… Ek Olarak ek olarak sonra da sık sık ‘ameliyata’ maruz olan bir topluluk…

Böyle bir topluluk… Halen niçin o devletin partisi meydana gelen CUMHURIYET HALK PARTISI’yi destekler ve o devletin resmi ideolojisini dillendirir?Çok enteresan bir vaziyet bu! Politika sosyolojisi aracılığıyla izah etmesi, bize anlatılması gerekiyor.Tarihçi Ayşe Özgür ve Alevi araştırmacıyazar Cafer Soluk, bu vakanın ‘Stockholm Sendromu’ meydana geldiğini söylüyor. (Özetle: Mazlumun, zalimi haklı görmesi, ona empati duyması. Dayak atanın, ezenin, alıkoyanın, gasp edenin; dayak yiyen, ezilen, alıkonan, gasp edilen aracılığıyla savunulması, mazur görülmesi.)Gerçekten de Alevilerin bir kısmında bunu düşündürecek tutum biçimleri dikkat çekiyor.

b-497636-sohbet_giriş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir