ANLAYABİLENE HELÂL OLSUN!

ANLAYABİLENE HELÂL OLSUN!

Ekranlarda çoğalış öyle yalnızca akşamları değil, anında her zaman yapılmış var olan tartışmaları bazen dinliyorum ve açıkça ifade etabir, söylenenlerden hiçbir birşey anlamıyorum! Uzunca, upuzunca, tumturaklı tümceler ve kapsamlı kavramlar ardarda sıralanıyor şayet ne isteniyor, çözümün hudutları nerelere uzanıyor, otonomluk mi, federasyon mu, yoksa yabancı bir model mi arzu ediliyor, anlayabilene helâl olsun!
Sadece taleplerin içinden çıkabilecek olanlara değil, devletin ne düşündüğünü, elinde tek bir plân mı yer aldığını, yoksa çözüm yolunda yabancı düşüncelerin de mi şuanki meydana geldiğini çözebilecek olanlara da!
Abdullah Öcalan ile bundan senelerce öncesinde ek olarak Lübnan’da yer aldığı günlerde önce mülâkat yapan gazetecilerden biri, bendim. Bekaa Vadisi’nde “Mahsun Korkmaz Akademisi” adını verdiği kampta günlerce konuşmuştuk, PKK’nın taleplerini sıralamıştı ve ele geçirmek aradığı hakların çerçevesini ifade özgürlüğü ile siyasî faaliyette bulunabilme arzusu teşkil ediyordu…
Öcalan’ın bundan çeyrek yüzyıl öncesinde aradığı özgürlüklerin hemen birden çok sert çoğalış rahatça teneffüs ediliyor şayet istekler bitmiyor ve uzadıkça uzayan listede neler var, anlaması olanaksız gibi!

b-497636-sohbet_giriş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir