Bir infaz savunma memurundan mektup

Bir infaz savunma memurundan mektup

Nedim Şener’in kızı benzeri, babasını seven ve mesleğini aynı ritimde devam ettiren bir kızın mektubu:
“Sevgili Fatih Bey,
Ben Pozantı Hüküm İnfaz Kurumu’nda vazife yapan bir babanın kızıyım. Sizlere bu mail’i atma icabı duydum; zira ne insanlara anlatacak halimiz, ne de başımızı yüksek tutacak dermanımız kaldı.
2009 seneyin kasım ayı içinde ben de İnfaz Savunma Memuru olarak göreve başladım. Yıllardır ne sebeple ‘GARDİYAN’ bir babanın kızı olarak yaşadığımı bu mesleğin içerisine girince çok ek olarak sıkı anladım. Mesleksel sır olarak, yaşadıklarımızın bizim ezilmişliklerimizin üstünün örtülmesinin, savunmasız bırakılışımızın bizlerde KAFI çığlıklarının en yükseğe çıktığı; fakat siz basın mensuplarının kulaklarınızı tıkadığı bir noktadayız. Binlerce insanın onuru, gururu, namusu ve şerefiyle, ekmeğiyle oynayıp bir taraflı yargılama ve infazın adı ne vakitten beri bilgi inşa etmek oldu.
İşkenceci biz miyiz, yoksa bizi dinlemeden bilgi yapıp başlarımızı öne eğdiren sizler mi? Sayın Nedim Şener’in konuşmasını kesip biçip yalnızca bir bölümünü alarak ‘CEZAEVLERİNDE İNSANLIK DIŞI UYGULAMA’ diye bilgi yaptılar. Acaba biliyorlar mı ki, yasada biz memurların dahi o kapıdan ötmeden girme benzeri bir zorunluluğumuz var. Anlayacağınız, o insaniyet dışı diye bahsedilen uygulama her erken o işyerine girerken biz memurlara, müdürlere, üstelik savcılara tatbik edilen muameledir. Ve tümü içerideki mahkûmların güvenliği içindir.

b-497636-sohbet_giriş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir