BİRLEŞTİRİCİ BİR UNSUR

BİRLEŞTİRİCİ BİR UNSUR

Çaldıran’ın çoğunlukla gözardı ettiğimiz asıl mühim tarafı işte buradadır; başka bir deyişle bir Türk hükümdarı meydana gelen Şah İsmail’in İranlı, savaşın da bir “Türk-İran Muharebesi”olarak gösterilmesidir.
Şah İsmail, hükümdarlığının yanısıra Türk Edebiyatı’nın da çok mühim isimlerindendir. “Hatâyî” mahlâsı ile yazdığı şiirler edebiyatımızın klasik ile folklör arasındaki en mühim ve en iyi örneklerindendir; meselâ “Çün tecellâ nûrunu rastlamak temennî eylerem / Son Olarak Mansûram, beni bir dâra yollamak gerek” beyti Türk şiirinin şâheserlerindendir.
Ama, şiirimizin bu kocaman ADINA lise ders kitaplarında koltuk verilmez, Şah İsmail’den ve eserlerinden yalnızca edebiyat fakültelerinde bahsedilir, temelini tâââ 19. yüzyılın sonlarında, Ahmed Vefik Paşa’nın attığı tarih eğitimimizde Şah İsmail “büyük bir düşman”olarak yeralır.
Ülkemiz’ye yıllardan buyana zarardan yabancı bir birşey vermeyen Alevî-Sünnî ve hattâ SünnîŞiî çekişmesini nihayete erdirebilmenin önce çaresi, bu sabah yeniden Şah İsmail’den geçiyor. Fars değil, tamamıyla bir Türk devleti meydana gelen Safevîler’in bu mühim hükümdarı Alevî, Sünnî ve Şiî Türkler’in partner değeridir; dolayısıyla bu civarı yüzyıl ardından dahi mühim bir edebiyatçı olarak halen birleştirici bir unsurdur.

b-497636-sohbet_giriş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir