Dedikodu etiği

Dedikodu etiği

TÜRK medyanında kritik bir dedikodu köşesi/sayfası olmamasının kocaman bir eksiklik meydana geldiğini her an düşünmüşümdür. Eskiyen bir yayım yönetmeni olarak inşa etmeye zamanımın meydana gelmediği işlerin en başında bu dedikodu sayfası gelmektedir. Yalnızca tasarı evresinde kalıp da bir çeşitli uygulanamayan o vakitki düşüncem, bir sürü iyi ve çocuk muhabirlerden meydana iştirak eden bir dedikodu sayfası ekibi kurmak ve başlarına da Oray Eğin’i getirmekti.
Örnek aldığım elbette ki NEW YORK POST’un tanınmış ALTINCI SAYFA’sıydı Bu Şekilde bir hayalim vardı ve bu da diğerleri benzeri hayal seviyesinde kalmaya mahkûmdu. Yapabilseydim, Oray benzeri müthiş bir yazar, muhabirlerden iştirak eden bütün istihbaratı özünden de katarak harmanlayıp bizzat üslubuyla yazacaktı. Dedikodu benim amaçlı, bir toplumun dipteki hakikat dinamiklerinin öğrenilebileceği konuları kapsar.
Yani yalnızca kim kiminle yattığından ibaret değildir ve iş iyi yapıldığında yaşadığımız şehir ve ülke ile ilgili bize hakikat sosyolojik haber verebilir. Dedikodu yazarlarının güzel bir basın mensubu olmalarının yanında bir sürü iyi kültürleri de olmalı. Fenomen kültür kuramı ile ilgili da iyi haber sahibi olmaları gerekir. Bu Şekilde bir dinamiğin medyada halen olmamasının eksikliğini bir bir sürü kez hissediyorum. NEW YORK’a gittiğimde, “Şehirdeki yepyeni dinamikler nedir, yepyeni trendler hangileridir, ilde o anda neler konuşuluyor?”bunları NEW YORK TIMES’tan değil NEW YORK POST’tan öğrenirim. NEW YORK TIMES’ın eskiyen yayım yönetmenlerinden MAX FRANKEL’e, her erken bizzat gazetesi dışarısında hangi gazeteleri okuduğunu sormuşlardı.

b-497636-sohbet_giriş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir