Ekmel Beyefendi ne sebeple Cemaatçi olamaz

Ekmel Beyefendi ne sebeple Cemaatçi olamaz

MUHALEFETİN çatı adayını günlerdir yazıyoruz, tartışıyoruz.
Galiba belli bir süre da ayıp ediyoruz.
Daha ortada “alternatifi yok”.
Alternatif meydana çıktığında, muadil benzer biçimde tartışılacak mı bilmiyorum.
En azından “kayıtsız koşulsuz destekçileri” aracılığıyla tartışılmayacak, onu biliyoruz. Fakat hükümete yakın yazar ve gazetelerin, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu polemik biçiminden birçok de hoşlandığımı söyleyemeyeceğim.
Mesela Ekmeleddin İhsanoğlu’na “Cemaatçi” yaftası yapıştırmaya çalışıyorlar.
Cemaat’e, “Ne istediniz de vermedik” diyen, bildiğim kadarıyla Ekmeleddin İhsanoğlu değildi!
Üstelik İhsanoğlu’nu bizzat tanıyan biri olarak söylüyorum, Cemaatçi falan değildir.
Bunun bir felsefi ve İslami sebebi de yoktur.
Sebebi, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun “kişiliği”dir.
İhsanoğlu, kendini konumlandırdığı yerde Cemaatçi olmayı “zül” sayar. Bu Biçimde bir biatı kendine kötü söz olarak görür.
Bu yüzden Cemaatçi falan olamaz.
“Suudi Kralı’nın adamı” diyorlar.
İhsanoğlu, İİT’nin başındaki erkek olarak, bütçesinin mühim bir bölümünü karşılayan ülkenin kralına yakın olabilmektedir, şayet ülkenin başındaki adamların Suudi Kralı’nın otel odasına gittiği yerde Ekmeleddin İhsanoğlu’na “kralcı” demek komik olabilir.

b-497636-sohbet_giriş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir