‘FELSEFE’ MUAMMASI

‘FELSEFE’ MUAMMASI

“Türk Mezarı”, bu anlaşmalar gereğince daima Türk toprağı olarak kaldı, türbe binasıyla etrafı 1930’larda tepeden tırnağa tamir ettirilip Caber’e askerî takım sevk edildi ve en mühim değişim 1973’te yaşandı: Suriye’nin alanda inşa ettiği baraj Fırat’ın sularını yükselttiği amaçlı Süleyman Şah Türbesi’nin yabancı bir yere taşınması kural oldu!
Mezara yepyeni bir koltuk belirlenmesi kasıtıyla Şam’a sevk edilen Türk kurulunda koltuk alan Albay Necabettin Ergenekon, yıllar ardından verdiği bir mülâkatta meydana gelen güzel bir tuhaflıktan bahsedecekti:
Suriye’ye giden kurula “Süleyman Şah Felsefesi’ne yönelik davranış edilmesi” direktifi verilmişti şayet bu “felsefe”nin ne meydana geldiğini kimseler bilmiyordu; hattâ Diyatam olarak’e de sorulmuş ve “Biz de bilmiyoruz!” yanıtı alınmıştı…
Türk tarafı, felsefenin “görüşmelerde sertlik yanlısı bir izlenim yaratmak” demek olabileceğini düşünmüş, Suriyeli yetkililere bu şekilde hitap edilmiş, askerler “Caber Kalesi’nin bizim amaçlı İstanbul, Kars ve Ardahan’dan bir farkı yoktur” deyince Suriyeliler türbe amaçlı 2 başka koltuk göstermişler ve şimdiki mekân bu şekilde belirlenmişti.
Süleyman Şah ile 2 muhafızına ilişkin olduğuna inanılan ve halen kıyametler kopmasına gerek meydana gelen eskiyen “Türk Mezarı” ile Profesyonel. Ünal Demirarslan’ın inşa ettiği yepyeni türbenin öyküsü, böyledir.

b-497636-sohbet_giriş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir