İçki yasağı bize uymaz

İçki yasağı bize uymaz

İlk intibalar daima hata olur; başlığa bakarak bunun benim şahsi bir başkaldırım meydana geldiğini sanmayın. Gerçi içimde başkaldırı duygum da var ama bu içerik onun ile ilgili değil.
Hiçbir zaman saklamadım, alkol içmeyi severim, ailem de içer ama bu yalnızca bizzat tercihlerimizi koruma mücadelem mevzusundan ibaret değil. İktidarı, yalnızca beni ve benim benzeri vatandaşları düşünerek davranmaya çağırmak abes, bunu biliyorum ama ortada bir kocaman tarihi yanılgı da var.
İktidarın sahip çıktığını söylediği Osmanlı geleneğine hayat stilleri ve kültürü açısından bakarsak, İstanbul’un ana modeli tespit edildiği şehir kültüründe ana taraf Mesnevi kaideleri açısından belirleniyordu. Mevlevihanelerde yetişen kocaman bestekârlar (Dede Efendi, Itri enbaşta olmak üzere), zanaat müziğinin kocaman klasiklerini bestelemiş ve eğlence yaşamının basit unsuru meydana gelen illerin ve sarayın müziğini oluşturmuşlardı.
İnancı da elbette ki dışlamayan illerde günlük hayatın içerisinde inancı hayata şekli, ağırlıklı olarak tasavvuf ananesi açısından konuluyordu. Bildiğiniz benzeri tasavvuf, günlük hayata öyle yasaklar koymaz, herkese uymasa da bu gelenekte alkol de stres atmak de vardır. Tüm şunlar inancı zedeleyen davranışlar olarak görülmez.
Şehir kültürü çoğunlukla bu durumdaydı. O vaktin Anadolu’sunda da günlük hayatın stşehirleri, ağırlıklı olarak Bektaşilik açısından oluşturuluyordu. Tasavvuf ananesi Anadolu’da da hâkimdi ve sert yasaklar yoktu.

b-497636-sohbet_giriş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir