İLK ÇOCUĞU İHMAL ETMEYİN

İLK ÇOCUĞU İHMAL ETMEYİN

Büyükkadın, büyükbaba, kadın ve iki çocuk. Çocuklardan biri sekiz yaşlarında bir kız, ötekisi ise iki yaşlarında bir oğul. Erkek çocuk sürekli olarak kapıya gerçek koşuyor ve “Atta, atta,” diye dışarı çıkmak talep ediyor. Kahvaltısını tamamlayan kız çocuk, arkadaşlarının yanına gitmek amaçlı kalkınca, kadın seslendi “Kardeşini gezdir.” Kız çocuk “Ama kadın…” diye konuştu. Bunun üst kısmına annesi söylenmeye başladı: “Biraz sorumluluk sahibi ol. O senin kardeşin. Gezmek talep ediyor.” Durum gelişmek üzereydi ki dede ayağa kalkıp, küçüğü aldı ve dışarı çıkardı. Deniz kıyısında bu durum aynı biçimlerde yineledi. Kadın sekiz yaşındakinin çocuk meydana geldiğini, kardeşine bakmak benzeri bir misyonu olmadığını unutmuş bir biçimde sürekli söyleniyor, bizzat vaktini küçükle oynayarak geçiriyordu. Halbuki kocaman çocuk olmak, çocukları büyütmez. O da bir çocuk. Hatta büyük ihtimal altı sene süresince bütün ailenin dikkatini çekmiş meydana gelen, vaktini almaya alışmış meydana gelen bir çocuk. Son Olarak annesinin ona ayıracak zamanı olmamasının dışarısında, bir de dostlarıyla meydana gelen vaktini da kardeşe vermesi istenen bir çocuk. Bu çocuk ne türlü kardeşini kıskanmaz? Bu çocuk ne türlü annesinin bütün vaktini diğerine verdiğini, hatta kendisine yalnızca kızdığını düşünerek asık suratla dolaşmaz? Bu annemle anlaştığımız konuydu.

b-497636-sohbet_giriş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.