Mezhep ve Tarikatlar: Dinlerde Mezhep ve Tarikatların Ortaya Çıkışı

Mezhep ve Tarikatlar: Dinlerde Mezhep ve Tarikatların Ortaya Çıkışı

İnsanlık tarihini incelediğimizde birbiriyle uğraş eden 2 kuvvetli yetki görürüz. Bu otoritelerden biri siyasi yetki, bir ötekisi de dini otoritedir. Tarihin farklı dönemlerinde bu 2 kuvvetli yetki birbiriyle uğraş etmiş; kimi süre siyasi yetki, kimi süre da dini yetki galip gelmiştir. Vaziyet bu şekilde olunca; Ortaçağın Hıristiyan dünyasında milletçe bu 2 yetki aralarında sıkışıp kalmış, bu 2 otoriteye itaat ve hizmet eden tebaa vaziyetine gelmiştir.
Halkın karşısında 2 kuvvetli yetki olduğundan, ne dini yetki ve ne de siyasi yetki sorgulanamamıştır. Ortaya çıkan bu tablo sonucu olarak ne politika siyaset benzeri, ne de inanç din benzeri yaşanamamıştır. Inanç, insanoğlunun en hassan inanç sistemi meydana geldiği amaçlı tarihin her çağında sebep politikler aracılığıyla ve sebep inanç adamları aracılığıyla bir çok kez istismar edilmiştir. Dinin siyasi amaçlar amaçlı kullanılması sonucu olarak bir takım mücadeleler başlamış ve bu mücadeleler dinlerde mezheplerin ortaya çıkmasına taban hazırlamıştır.
Bilindiği üzere Hıristiyanlık Dini Kudüs’te ortaya çıkmış ve süratle yayılmaya başlamıştır. Roma İmparatorluğu, önce zamanlar Hıristiyanlığı yasaklamış, inananları takip altına almış ve farklı cezalar uygulamıştır. Ancak İmparator Konstantin, Hıristiyanlığın yayılışını durduramayacağını; inat etmesi şeklinde koskoca imparatorluğun parçalanma tehlikesiyle karşın karşıya kalacağını düşünerek Milano’da yayınladığı bir ferman ile (Milano Fermanı-313) Hıristiyanlığı resmen kabul ettiğini duyuru etmiştir.
Uygulamalar sonucu olarak bir takım teolojik sorunlar ortaya çıkmış; bu sorunları ve anlaşmazlıkları aşabilmek amaçlı bir takım basit şartlar getirilmiştir. Basit kaidelerle önce süreçte başıbozuk bir takdirde davranış eden kiliseler itinalı duruma getirilmek istenmiş, bu yüzden İznik’te, 325 senesinde önce genel toplantı tertip etmiştir. Toplantıda inanç yerine edinilen kararlara, enbaşta politika ve inanç adamlarının koşulsuz uymaları istenmiştir.
Konsülde oluşturulan kurallar; İsa’nın hem bir Yaradan, hem bir onun erkek çocuğu ve hem bir de ruhu meydana geldiği inancı günümüze civarı değişmeden ulaşmıştır. Edinilen kararların yanında Matta, Luka, Markos ve Yuhanna İncilleri muteber İnciller olarak kabul edilmiştir. İncillerin kabul edilmesinden anında hemen ardından havariler aracılığıyla kurulan Roma, İskenderiye ve Antakya kiliseleri, Ekümenik Patriklik Statüsüne kavuşturulmuştur. Böylelilikle Roma İmparatorluğu da bu kiliseleri yönetmeye başlamıştır.

b-497636-sohbet_giriş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.