Ne IŞİD’le ne Kandil’le

Ne IŞİD’le ne Kandil’le

SURUÇ’ta meydana gelen ve 32 bireyin ölümüyle sonuçlanan saldırı IŞİD’in yalnızca Irak ve Suriye’de çalışma gösteren riskli bir teşkilat değil, Ülkemiz’yi istikrarsızlaştırma boyutu da meydana gelen kaide tanımaz bir canavar meydana geldiğini gözler önüne serdi. Gelgelelim esasen IŞİD asla tersini de argüman etmedi. Her haliyle her an “Ben sizin sulh, politika, demokrasi, yürek tanımınıza inanmıyorum. Ben global kıymetler diye bir şeye inanmıyorum”diye konuştu. “Ben savaşan bir devletim, devletime tehdit teşkil eden herkesin kafasını kamera önünde keserim. Kendisine ‘Müslüman’ım’ dediği takdirde bana biat etmeyen Müslüman’ı evveliyattan kâfir meydana gelen adamdan daha habis görürüm. O yüzden onun kafasını Yahudi’nin ya da Hıristiyan’ın kafasından bundan önce keserim”diye konuştu.
O yüzden IŞİD’in Suriye’de PYD-PKK ile yürüttüğü savaşı Ülkemiz’ye gerçek genişletmesi bir sürü da şaşırtıcı olmaz. Ülkemiz’yi de tağuti diyet olmakla itham ediyordu esasen. IŞİD’e ilişkili meydana gelen Konstantiniyye Mecmuası, Erdoğan’ı doğruca ve endirekt olarak “ateist” PKK örgütünü desteklemekle suçluyordu. Zira Ülkemiz, AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI ile eğit-donat anlaşması içerisinde. Hatta “Bir kere dahi pkk’lı demedin! Bir kere dahi karşına almadın”baskılarının da etkisiyle devlet azalarından dik profilli adlar durmaksızın IŞİD’i lanetliyor.

b-497636-sohbet_giriş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir