NEFRET TARİHÇİLERİ


NEFRET TARİHÇİLERİ

Şimdi, bunun tam aksi yapılıyor: Rejime ve devrimlere karşıt görüşlü misiniz? Meydana aslı astarı olmayan birşeyler atacak, Atatürk’ün ailesi konusunda hakikatle alâkası olmayan ne civarı saçmalık varsa uyduracak, sonra işi hakarete vardırıp küfürlerle yoğrulmuş palavraları Mustafa Kemal’in hatırasına; hatta yalnızca ona değil annesine, babasına, ailesine ve yakın-uzak tüm etrafına bulaştıracaksınız! “Profesör” unvanlı kazık civarı adamlar çıkıp “İstiklâl Savaşı yoktur!” diyecekler, Lozan’ın metnini yaşamında bir kez olsun okuma zahmetine katlanmayanlar “Bu yazı protokol değil, sefalettir” buyuracaklar… Sağın yahut solun nefret tarihçileri hiç dururlar mı, bu hay-huy içinde onlar da işin içerisine dalıp İstiklâl Savaşı senelerinde ve ardından yaşanmış ne varsa ucundan, kenarından, köşesinden, bir yerinden çekiştirip hayâlî bir tarih yazmaya heveslenecekler.
Behçet Kemal’in zamanı vaktiyle kaleme aldığı “Ol Zübeyde Mustafa’nın annesi / Ol sadeften doğdu ol dür dânesi /…Merhaba ey başı halâskâr selam / Selam ey ulu serdâr selam /…Ger dilerseniz bulasız halktan necat / Atatürk’e Atatürk’e es-selât” benzeri tuhaflıklar ile dolu “Atatürk Mevlidi” yahut Edip Ayel’in “…Tutsak seni lâyık yüce Tanrı’yla müsâvî / Toprak olamaz kalp doğabilmişse semâvi / Can Vermez bize cennetlerin ufkundan inen ses / İnsanlar can verir, Türklüğe Allah meydana gelen ölmez!” gibisinden ilgisiz mısralarıyla Atatürk ve Millî Uğraş bahsinde bu sabah bir kesimin meydana attığı ve uydurma vesikalarla ispata çabaladıkları söylemler aralarında iticilik durumundan hiç farklılık yoktur.

b-497636-sohbet_giriş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir