Oyum Şoföre

Oyum Şoföre

SEL yıkımında 7 bayan işçinin ölümüne ne sebeple meydana gelen servis minibüsünün sürücüsü geçen gün manşetimizde ağlıyordu, “Kendimi ne türlü affettireceğim, bu utançla ne türlü yaşayacağım” diye.
O şoför belki de en az suçlu olandı.
Yıllardır birey taşımak amaçlı yapılmamış araçlarla birey taşınmasına göz yuman trafik yetkilileri, bu benzeri araçlarla çalışanlarını taşıyan firmaların patronları ağlamıyordu şayet o şoför ağlıyordu.
Bire bir sorumlusu meydana gelmediği 7 vefat amaçlı “Kendimi ne türlü affettireceğim” diyordu.
Oysa çok daha fazlasından, o 7 birey dahil olmak üzere 30 küsurunun ölümünden sorumlulukları olan olanlarda bu “vicdan feryadının”, bu “vicdan azabının” yapıtı yok.
Onlar halen başkalarını ve ölenleri suçlayarak yaşamlarını sürdürüyorlar.
En minik bir pişmanlık ve insaniyet emaresi göstermeden.
Bundan sonraki seçimlerde benim oyum sürücüye.
Herkesten fazladan doğruluk ettiği amaçlı.
Okurken düşündüm, “Acaba evlenme terapistlerinin kaçının evliliği meselesiz yürüyordur” diye.
Sonra Cumartesi ilavesinde Hande Ataizi’nin psikolog, benzer zamanda populer ve oldukça başarılı psikolog annesiyle inşa edilmiş röportajı okudum.
Aklıma benzer soru geldi.
Çok populer bir pedagogun erkek çocuğunun kritik sıkıntılar yaşadığını duymuştum.
Sonra evlenme terapistinin yazdıklarını düşündüm.
Modern toplumlarda boşanma oranları çok artmış.
Öyle diyor.
Sanki modernite ile evlenme yürütmek içinde aykiri orantılı natürel bir bağlantı varmış benzeri.
Ne civarı yanlış.
Bence evliliklerdeki en ciddi sorun “değişim” problemi.
Birine âşık oluyoruz, bir tanesini seviyoruz ve evleniyoruz.
Sonrasında âşık olduğumuz kadını ya da adamı değiştirmek amaçlı çabalamaya başlıyoruz.
Bazen bunu başarıyoruz.

b-497636-sohbet_giriş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir