Yüksek yargıcılar verdikleri sözden ne sebeple cayıyor

Yüksek yargıcılar verdikleri sözden ne sebeple cayıyor

Askeriyenin müttefikleriyle beraber siyaset üstünde kurduğu, “sen bilmezsin, ben bilirim”, “öyle inşa etme, bu şekilde yap” baskısına, “vesayet rejimi” ismini veriyoruz.Bu rejimin bir özelliği de, demokrasiyle beraber işlemesi: Başka Bir Deyişle seçimler yapılıyor. Meclis’ten bir devlet çıkıyor. Fakat bu bürokrasi hükümetin rahatça çalışmasına, başka bir deyişle politikanın yaşama geçmesine müsaade vermiyor.Demokratik siyaset, karşısında bürokratik politikasi buluyor. (Bu bürokratik politikaya kısacası “Kemalizm” diyoruz.)Askeriye tarafından bakıldığında, vesayet rejiminin günümüzde aksadığı söylenebilir.Hoş o da kesinlikle değil ya…

Medyada ikide bir, “asker istemediği amaçlı, şu-bu-o yapılamadı” diye haberler çıkıyor.Hatta durum hiçbir askeri değeri olamayan binalara civarı uzanıyor.Devlet, askere “şuradaki depoyu boşalt, bana lazım” diyor, ordu ayak devam ediyor.Bu ilişkinin ciddi noktası ise Sayıştay’ın askeri harcamaları denetlemesi sorunu… Lazım yasalar ve yönetmelikler halen çıkarılamadı.Ancak vesayeti sürdürecek yabancı odaklar var. Bunların en başında yüksek hüküm geliyor.Bu müesseselerin partner noktası şu: Yasaları tamamıyla kafalarına, başka bir deyişle bizzat politik meşreplerine yönelik açıklıyorlar.

b-497636-sohbet_giriş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir